2011 yılında başımıza gelen en iyi onsekiz virgül beş şey

(Gerçek Hayat 12 Aralık)
Aralık ayının vazgeçilmezidir; kitap ekleri, dergiler, internet siteleri maziye uğurlayacağımız yılın en iyilerini ortaya koyarlar. Elbette “yılın en iyileri” seçimlerinde bu yapıların bir çeşit kanonik refleksle kendi yayınlarını ön plana çıkarıp ötekini görmezden gelme alışkanlığı da dikkatli okuyucuların gözünden kaçmaz. Fazla söze gerek yok, ben diyorum ki, biz de kendi “en”lerimizi sayalım bakalım, Mümkün olduğunca kişisel olsun. Ben önden gidiyorum, sizi de bekliyorum:
2011 yılının şüphesiz en önemli edebiyat olayı, çok da önemli bir edebiyat olayının gerçekleşmemesiydi. Dostoyevski yeni bir roman yazmadı bildiğimiz kadarıyla, ne bileyim Rilke dirilmedi, Oğuz Atay hala okurlarını bekliyor, içli gözlerle Ara Güler’in objektifine bakıp duruyor. İnsan Yayınları’nın edebiyat ve felsefe dizileri yapacağını duymuştuk hala bir hareketlilik göremedik onun yerine Ayrıntı Yayınları fuarla birlikte beş ya da altı kitabı okurla buluşturdu yerli edebiyat alanında. Benim ve fikirlerini önemsediğim birkaç kişinin daha ortak kanısı kapağından tasarımına içeriğine onun da fiyasko olduğuydu. Dergâh Yayınları nihayet kapak tasarımını değiştirdi, iyi de oldu. Şule ve Okur Kitaplığı yayınları genç yazarların ilk kitaplarını yayımlamak konusunda ısrarlı, takdire şayan ve delice adımlar attılar. İskender Pala yeni kitaplar yazdı; şahsen ben artık ayırt edemiyorum, bir kitap var ve farklı isimler, kapak tasarımlarıyla aynı kitap basılıp duruyor mu acaba? Bunu bir düşünün derim; kulaktan dolma bir bilgi daha, İskender Pala Od’u yazış sebebini “Yunus garip kalmasın” diye belirtmiş. İnanmazsanız inanmayın rüyamda gördüm Yunus’u şöyle diyordu:

Hey Emre’m Yunus biçare / Bulunmaz derdine çare / Var imdi gez şardan şara / Şöyle garip bencileyin

Bence 2011’İn edebiyat olayı bu rüyaydı ama inanmazsınız.

Ömer Lekesiz’in Yeni Şafak’taki köşesi yıl boyunca eskilerin dediği gibi şoke ediciydi. Usta eleştirmen, en çetrefil konulara kendine has üslubuyla değinmekten kaçınmadı; ironi mi dediniz, ben de öyle dedim. Ahmet Büke’nin yeni kitabı Ekmek ve Zeytin çıktı, daha kısa, daha çarpıcı şiirle kardeş öykülerdi bunlar. Cemal Şakar’ın yılların birikimini ortaya koyduğu, gelenek, modern, sanat, kutsal, ilham gibi kavramlar üzerine ciddiyetle ve derinliğine düşündüğü sıra dışı yazıları “Edebiyatın Sırça Kulesi” ismiyle kitaplaştı. Aslında kıyametlerin kopması, tartışmaların ayyuka çıkması gerekiyordu. Çünkü bu kitaptaki yazılar ezberlerinizi bozacak türden yazılardı. Ali Ayçil’in yeni kitabı “Yenilgiden Dönerken” çıktı, şairliğini öykücülüğünü bir yana koyarsak usta bir denemecinin –ki ne kadar da azdır iyi deneme yazarı bizim edebiyatımızda- dört yılın ardından çıkan kitabının nereden baksanız olay olması gerekirdi.
Sevgili okur yerimiz dar geldi, Allah yenimizi daraltmasın. Haftaya devam edelim inşallah. Ha bu arada eski Gerçek Hayat bu sene de çok süperdi, yenisi bir türlü tat vermedi. Yine, daima.

Hiç Anlayamadıklarım

– Haluk Levent, sürekli adi suçlardan hapse girip düşünce suçlusuymuş gibi caka satmayı nasıl başarıyor anlamıyorum.
– Kim Kardashian Karslı çıkmış, Bob Dylan da Karslıydı, sanki hatırlayamadığım birkaç tane daha var. Kars’ta bir zamanlar ne olmuş anlamıyorum, bence araştırsak Elvis de Karslı çıkacak.
– 1-6 yaş grubundaki çocukların Caillou (Kayu) çılgınlığını anlamıyorum, Kayu’yla yetişen anne babaların (çocukların değil) o kel çocuğun anne babası gibi olamayacakları için duydukları vicdan azabından nasıl kurtulacakları sorusunu ise psikologlara bırakıyorum.
– Twitter’da makale yazanların, 140 karakterlik 50 tivitle ne yapmaya çalıştıklarını anlamıyorum. Umberto Eco olsa -ki kendisi sağ ve var- şöyle derdi: Eğer 140 karakterde halledemiyorsan bloguna yaz, yok ille tivit yazacağım diyorsan o halde 140 karakterle yetinmelisin.

 

– Mesela Mecid Mecidi nasıl bu kadar süsten uzak ve dokunaklı filmler yapıyor, Q. Tarantino neden bu kadar şiddet düşkünü, pornografik anlıyorum da ikisini bir bünyede eritebilen bizi anlayamıyorum.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s