Un Propethe

Islahevinde büyüyen Arap asıllı Malik El Djabena, 19 yaşına geldiğinde polise saldırmak suçundan altı yıl ceza alarak Korsikalı mafya babası Luciani’nin ağalık yaptığı Fransız cezaevine düşer. Islahevinde yetişmesine rağmen, “büyüklerin hapishanesi” onun için bilinmezliklerle doludur. Sert görünmeye çalışsa da Necip Fazıl’ın Cinnet Mustatili’nde ustaca tasvir ettiği Adem Baba’lardan biridir artık. İki dünya bir araya gelse batıdan bir Tatar Ramazan çıkamayacağı için sahipsiz, kimsesiz kalan Malik, Luciani’nin ağına düşmekte gecikmez ve Luciani tarafından öldürülmemek için kendisi gibi Arap olan Rayeb’i öldürmek zorunda kalır. Zoraki sadakati sonucunda Malik’in alıp alacağı yegâne paye ise üç yıl boyunca Korsikalıların ayakçısı ve” Luciani’nin Arabı” olmaktır.

Haddinden fazla uzun süren, ancak oyuncuların(özellikle de Malik El Djabena rolündeki Tahar Rahim ve mafya babası Luciani rolündeki Niels Arestrup) olağanüstü performansları sayesinde katlanılabilen girişten sonra Scarface’den, Godfather’dan, The Shawshank Redemption’dan aşina olduğumuz mafyavari yükselişe ve hapishane ilişkilerine geliyor sıra. Asıl film de o zaman başlıyor zaten. Bir Arap atasözünün dediği gibi; “İntikam eskir ama asla yaşlanmaz.”

“Yer altı Peygamberi” ismiyle !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde de gösterime giren film, Fransa’nın en prestijli sinema ödüllerinden “Cesar” da “En İyi Erkek Oyuncu”, “En İyi Fransızca Film”, “En İyi Dekor”, “En İyi Senaryo” başta olmak üzere toplam dokuz ödülün sahibi oldu. “Un Prophete” ayrıca “En İyi Yabancı Film” dalında Oscar adayı olmuş, geçen yıl yapılan Cannes Film Festivali’nde de ikinci sırada yer almıştı.

Fransız yapımı bir film olan Un Propethe, sert sahneleriyle dikkat çekiyor. Diğer yandan,  İslam dini ve Fransa’da yaşayan Araplarla ilgili ırkçı ve ön yargılı göndermelerle dolu. Biz bir şekilde Müslümanlara yakıştırılan sıfatlardan ilk aklımıza gelenleri sayalım gerisini siz düşünün; eşcinsel, çeteci, esrarkeş, para, güç, şehvet düşkünü…  Senariste sorsak; gerçekçilik adına yaptığını, bunun yanında İkra suresinden, İslam’da okumanın önemine değindiğinden, namaz görüntülerinden, Arap kahramanın zaferi, ırkçı mafya babasının hezimetinden dem vuracaktır tabi ama gerçeğin göstermek istediği yanını sunarkenki iştahı da apaçık ortada. Şairin söylediği gibi “ve bunları elbette çabucak geçelim.”

Yön: Jacques Audiard

Senaryo : Thomas Bidegain , Jacques Audiard

IMDB Puanı: 8.2

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s