İhbar Ediyorum Müdürüm’le bir iki şey daha
Kasım 6th, 2011 § Yorum yapın
(7-13 Kasım Gerçek Hayat Dergisi)
Bir İhbarda Bulunmak İstiyorum
Geçen Ay Edep dergisi editörü Arif Ay, bu ay da Sincan İstasyonu editörü Abdulkadir Budak, PTT nin saçma sapan dağıtımından, posta kutusuna gönderilen paketlerin bile “adres bulunamadı” diye geri gönderildiğinden, bir dergiyi üç kez adrese göndermek zorunda kaldıklarından dert yanmışlar. Belki birileri duyar diye ben de bahsetmek istedim. Habersiz olanlar için söyleyelim; Türkiye’de dergicilik hele de edebiyat dergiciliği hala abonelik sistemi üzerine yürüyor. Dergileri ayakta tutan hala aboneler yani bedeli karşılığında kendisine postayla düzenli olarak dergi gönderilen kişiler. Tamam postacıların işleri mektubun tarihe karışmasıyla büyük oranda ekstreve fatura dağıtıcılığına döndü. Muhtemelen bu yüzden PTT yönetimi dağıtıcı sayısını azalttı, bu anlaşılabilir ama anlamadığım şeyler var. Mesela PTT’ye verilen evrakın (mektup, basılı yayın, belge vs.) meçhule gönderiliyor olması nasıl açıklanabilir? Hiçbir PTT çalışanı postayı aldığına dair belge, dekont vermeye yanaşmıyor, yönetmeliklerinde böyle birşey var mı bilmiyorum, varsa da uygulama sıfır. Dolayısıyla ellerimizdeki evrak devleti temsil eden memurun ellerine dokunduğu anda sırasıyla görevlilerin insafına terk edilmiş oluyor. Kaybolan bir postanın resmen en son hangi elde görüldüğü bile tespit edilemiyor.
Herşeyden önce Türkiye’nin kimbilir en köklü kurumlarından biri olan PTT’den işini düzgün yapmasını istemek hakkımız ayrıca bu yamuk düzen, zaten zorlukla ayakta kalan matbu dergicilik alemine ciddi boyutlarda zarar veriyor.
Şimdi otursak kimi dizilerde (Supernatural), filmlerde (The Postman) Amerikan Posta Teşkilatı’nın övüldüğü onlarca sahne hatırlayabiliriz. Tamam gördüklerimiz birebir gerçek değil, böyle şeyler sadece filmlerde olur ama bunun hayalini kuracak kadar olsun PTT ye güvenmek istemekle hata mı ediyoruz acaba? Güvenmeliyiz, antika (köklü manasında) bir kurum cumhuriyetin belki de en antika insanlarını (Don Kişot’luk manasında:yazar, şair, dergiciler) kırmamalı. Kim bilir o zaman yazarlar, şairler, haberciler PTT nin öykülerini yazar, filmlerini, haberlerini yaparlar. Ne dersiniz sayın yetkili güzel olmaz mı? İhbarımızı ciddiye alın çünkü şu halde yapılacaklar olsa olsa absürt Levent Kırca skeçlerine benzeyecek. Ucuz etin yahnisi hesabı.
Farz-ı Kifaye
Sezai Karakoç, cumhurbaşkanlığı onur ödülüne layık görülmüş.Haberi okur okumaz sosyal ağlardaki yankısına baktım. 2007’de kültür bakanlığı ödülünü reddeden üstadın bu ödülü de geri çevireceği yönünde büyük beklenti var. Evet evet beklenti. Kendi halinde yaşayan, kimseye verdiği bir söz olmayan bir adamdan ne çok şey bekliyoruz. Bir adamı simgeleştirip sonra da fiiliyata dökemeye cesaret edemediğimiz ne kadar erdem varsa tahta bir bavula tıkıştırır gibi bu simgenin içine dolduruyoruz. Onu yakışıksızca severek ihtiyaç halinde yenecek gönüllü putumuz olmasını bekliyoruz. Böylece sorumluluk üzerimizden kalkıyor, tüm erdemler birer farzı kifayeye dönüşüyor. Böylece biz yeniden devleti temsil eden en küçük eller; diyelim ki bir vergi dairesindeki gişe görevlisi önünde bile rahatlıkla eğilip bükülebiliyoruz. Hele bir idolümüz ona bağışladığımız alanın dışına çıksın, asıl linç o zaman başlıyor. Ne münafıklığını bırakıyoruz, ne dönekliğini. Karakoç ödülü almasın, biz onurlanalım ha?
Toplanın çadıra giriyoruz
Geçtiğimiz hafta “Hurda Sanat Elektrinkli Dergi” namlı e derginin ve derginin sabık şairi Cihat Duman’ın çabalarıyla Van’daki depremzedelere tam 12 afet çadırı hiçbir aracı kurum olmadan ulaştırıldı. An itibariyle edebiyat camiasından 84 kişinin katılımıyla oluşturulan bu dip dalga, pek çok şair yazara sorumluluklarını hatırlattı diyebilirim. Kişilerin adını tek tek saymak mümkün değil ama organizasyon amacıyla kurulan sitede özel olarak teşekkür edilenler şunlar: Ayşegül Tözeren, Isahag Uygar Eskiciyan, Murat Üstübal, Şoreş Oruç, Faruk Saim Akhan, Mukaddes Akyol, Barbaros Çelik, Saba Kırer, Can Şişman Önce “çadıra giren” edebiyat eylemcileri, şimdi de depremzede çocuklara bayram hediyesi olsun diye oyuncağa girmişler. Siteye bir bakın, siz bu satırları okurken kampanya devam ediyorsa pekala katkıda bulunabilirsiniz: http://vankampanyasi.hurdasanat.com/


